1. Yeni doğan ölmekten çok yaşamaktan korksun -Sartre-

    Yeni doğan ölmekten çok yaşamaktan korksun -Sartre-

     
  2. Hüsnü Arkan - 5 Mayıs

     
  3. Büyük Ev Ablukada

          (ekmek vardı tereyağı vardı utanılacak bir şey yoktu
           bir şey daha yoktu ama kavrıyamıyordum)
    işte böyle olmak en iyisidir olmakların
    bir küçük çocuğu tuttum otobüsten indirdim

          (indirmiştim
           yok olan önemli bir şeydi allah kahretsin)

    tüm kavgasız tüm duruk tüm başıboş
    üç sayı kötü bir sayı iyi şiir dinledim
    çıkıp okudular durup dinledim
    bitmeseydi daha dinlerdim kötü mötü
    saat kaç diye sordular birisi beş yani dedi

          (ha kavgada ha aşkta
           bu gök bomboş ha kavgada ha aşkta)

    göğe baktım yerli yerinde
    haydutlar dalavereciler yerli yerinde
    vurguncular hayınlar vurdumduymazlar öyle
    iyi dedim içim rahatladı
    düzen bozulmamış dedim sevindim
    tenhaca bir bölgelerinden şehre girdim

          (ben herkese varım
           başka türlü olmuyor inanmayın)

    bakın bu şehri ben kurdum ben büyüttüm ama sevemedim
        
           (ekmek vardı tereyağı vardı söylemiştim önemlidir
           utanılacak bir şey yoktu kime anlatmalıyım)

    ben sevemezsem sevmek kimselerin elinden gelemez
    bizi tutkulara çağırdı otobüse sosise buzdolabına
    telefona sinemalara radyolara bir sürü kancık sevdalara
    sürü sürü mutsuz alışkanlıklara
    yalana dolana itliklere keten elbiselere

           (sonra karısı öldü o çocuğun
            yalnızdı güçsüzdü herkesler gibiydi
            kirlendi kötülendi sarhoşladı pis karılara dadandı
            anladık onu ölenden başkası kurtaramaz
            ölen de kurtarmamıştı)

    bak ben seni nerenden kurtaracağım şaşacaksın
    şimdi bu taşları biz çektik değil mi ocaklardan
    bu asfaltı biz döktük biz onardık değil mi
    bu yapıları oniki kat yapmak bizim aklımızdı
    biz kurduk istersek umursamayız ya

         (abluka burada başlıyordu çünkü)
     
    ekmek yiyelim tereyağı yiyelim çocuk büyütelim
    sen beraber yatacağımız yatakları hazırla
    sen bir onu yap yeter bak göreceksin.

    Turgut Uyar

     
  4. (Source: kuti)

     
  5. Yoldan geçiyordu, durdu…
    Bir bahçe vardı.
    Donuk adımlarla, adım adım bahçenin duvarına yöneldi.
    Donuk gözlerle çiçeklere baktı, baktı…
    Çiçekler sıcaktı.
    Donmuş bir sesle bahçıvana sustu:
    -bu çiçekler kesilecek mi, bu çiçekler gidecek mi?
    Bahçıvan dizlerine bahçeyi çöktü,
    Yüzüne çiçekleri döndü.
    Bir ışık yanmayordu, yandı, söndü…
    Elleri gözlerine baktı, gözleri ellerine aktı.
    Gözleri ellerini gördü, elleri kördü
    Sönen ışık yandı, yanan ışık söndü…
    Dün yağmur yağacaktı,
    Gün döndü yarın yağdı, bugün dindi…
    Ağlayacaktı, kim anlayacaktı…

    Özdemir Asaf

     
  6. kuti:

göçcihataral

    kuti:

    göçcihataral

     
  7. “Dünyanın neresinden, ne zaman doğmuşsak doğalım, annelerimiz, babalarımız, dinlerimiz, devletlerimiz bize bir geçmiş giydiriyor. Onlar giydirdikçe biz de ha babam giyiniyoruz. Çoğumuz, geçmişin elbiselerini günümüz terzilerinin dikmesini yadırgamadan kabullenmekle kalmayıp, elbiselerimizi bedenimizden ayırt bile edemiyoruz.”

    Gündüz Vassaf, Tarihi Yargılıyorum

     
  8. (Source: whenyoureanaddams, via rvnll)

     
  9. Açlıktan bahsediyorsun;
    Demek ki sen komünistsin.

    Demek bütün binaları yakan sensin.
    İstanbul’dakileri sen,
    Ankara’dakileri sen…

    Sen ne domuzsun, sen!

    Orhan Veli

     
  10. der ki, “sevgiliye… giden yollar kapalı”

    - Cemal Süreya